İzmir Protestan Kilisesi

Aslan Kükrüyor

COVID-19 Üzerine Düşünceler

Yazan: Dr. Joseph A. Pipa Jr.

Greenville Presbyterian Theological Seminary’deki öğrencilerimden biri, COVID-19 hakkındaki düşüncelerimi yansıtmamı rica etti.

Öncelikle, dünyada ve ülkemizde gerçekleşen her şeyin, Tanrı’nın iyi ve egemen amacı doğrultusunda olduğu konusunda Kutsal Kitap’ta yazılmış olduğu gibi inanıyoruz. Tanrı, gerçekleşecek olan her şeyi önceden belirlemiştir ve kendi sağlayışıyla isteğini yerine getirmektedir (Daniel 4:34-35; Mezmur 135:6). Tanrı’nın evrensel hükmünü ileri sürerek, ikinci nedenleri göz ardı etmiyor, ancak ilk nedenin Tanrı’nın iyi iradesi olduğunu söylüyoruz. Tanrı’nın bu işi, tüm hastalıkları ve ölümleri kapsıyor; bununla birlikte, toplum ve ekonomideki tüm çalkalanmalar da buna dahildir. Dahası, Mesih Aracı-Kral olarak her şeyi kendi kilisesinin iyiliği için yönlendiriyor (Efesliler 1:22, 23). Tanrı’nın egemenliğinin bu Koronavirüs’ün ortaya çıkmasında ve yayılması üzerindeki etkisi, düşüncelerimizde, konuşmalarımızda ve davranışlarımızda kendisini direkt yansıtmalıdır.

İkincisi; salgın, Tanrı’nın kutsal isteğine uygun olduğu için kendimize “Tanrı ne yapıyor?” diye sormamız lazım. Amos, etki yaratmak amacıyla sorduğu neden-sonuç sorularıyla, aslında neden-sonuç arasındaki bağlantıyı da gözler önüne sermiş oluyor. “İki kişi anlaşmadan birlikte yürür mü? Avı olmayan aslan ormanda kükrer mi? Bir şey yakalamadıkça genç aslan ininde homurdanır mı? Tuzak kurulmamışsa, Yerdeki kapana kuş düşer mi? İçine bir şey düşmedikçe Kapan yerden fırlar mı? Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı?” Sonrasında ise bu soruları, 3:3-8’deki Tanrı’nın işlerine bağlar: “Gerçek şu ki, Egemen RAB kulu peygamberlere Sırrını açmadıkça bir şey yapmaz. Aslan kükrer de kim korkmaz? Egemen RAB söyler de kim peygamberlik etmez?”

Tanrı kükremekte ve sözünde düşünmemiz ve konuşmamız gerekli olan şeyleri bizlere açıklamaktadır.

İlk olarak, Tanrı, bu “doğal felaketin” yanılsaması aracılığıyla kendi kutsal yargısını beyan etmektedir. Tanrı, gerçekten de merhametli ve geç öfkelenendir; ancak tarih boyunca belirli aralıklarla geçici yargılamalar yapmaktadır. 2.Dünya Savaşından bu yana, dünyada buna benzer bir olayın yaşanmadığını söylemek yanlış olmaz. Tanrı ulusların putperestliklerini ve yozlaşmalarını yargılamaktadır. Ancak gelin biraz kendi ülkemiz hakkında düşünelim. Tanrı, ABD’yi yargılamıyor mu? Yalnızca bu yılın takviminde (1 Ocak 2020’den itibaren) ülkemizde yaklaşık olarak 140,000 kürtaj vakası yaşanmıştır. Kutsal evlilik ilişkisini, cinsel hafifmeşreplik, zina, pornografi ve eşcinsellikle tahrif ettik. Sahip olduğumuz birçok putun arasında spor ve maddiyatçılık da vardır.

Aslan kükrüyor mu? Kesinlikle evet.

İkinci olarak, Tanrı kendi halkını ıslah edip eğitiyor. Hristiyanlar, bu virüsün acılarından muaf değildirler. Petrus, yargının Tanrı’nın ev halkından başlayacağını söylüyor (1. Petrus 4:17). Ancak bizim için bu bir ceza yargısı değil, ıslahtır: “Oğlum, RAB'bin terbiye edişini hafife alma, O'nun azarlamasından usanma. Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, sevdiğini azarlar” (Özdeyişler 3:11, 12). Bu ıslah hem toplu, hem de bireysel bir ıslahtır; bu ıslah, bazı hususi günahlar için de olabildiği gibi, daha genel yola getirici, arıtıcı da olabilir. Bireysel olarak, Tanrı özel bir günahımızı (veya günahlarımızı) ıslah etmeye çalışıp çalışmadığına dair kendi hayatlarımızı sınamalıyız. Virüsün sonucuyla bağlantılı olarak hususi tutum veya davranışları fark edersek, tövbe edip Tanrı’nın lütfunu aramalıyız. Eğer özel bir bağlantı bulamazsak, çektiğimiz acılar aracılığıyla Tanrı’nın kutsallaştıran lütfunu aramalıyız.

Toplu olarak, Tanrı kilisesini arındırıyor. Hristiyanlar olarak sürekli ve inatçı bir şekilde, Tanrı’nın Kutsal Gününü iş ve oyalanma ile (ki, Tanrı bunu putperestlikle ilişkilendiriyor, Hezekiel 20:13-16) lekeliyoruz; virüsten dolayı, birçokları haftanın her günü çalışamıyor veya oyun oynayamıyor.

Gün geçtikçe, kilisede kutsal İbadetin yerini eğlence alıyor. Tanrı, kiliselerimizin kapılarını kapattı. Tanrı’nın halkı, yalnızca tek ibadeti fazlasıyla yeterli buluyordu; Tanrı tüm ibadetleri ortadan kaldırdı. Toplu ibadetin ayrıcalıklarını hafife aldık; artık toplu biçimde ibadet edemiyoruz.

Peki, bu durumda vereceğimiz karşılık ne olmalı? Aşağıda altı tane öneride bulundum.

Birinci öneri: acı çekenlere tepeden bakmayın. Kendinizle başlayın; tövbe edin (Luka 13:1-5). Kendi günahlarınızdan, kilisenin günahlarından ve ülkemizin günahlarından tövbe edin.

İkinci öneri: hayatlarınızda Tanrı’nın kutsallaştıran lütfunu arayın. Acınız boşa gitmesin. Bu denenme aracılığıyla Tanrı’nın hayatlarınızda çalışması için dua edin. Tanrı’nın, bu çalışmasının sizin yararınıza olduğunu unutmayın (Romalılar 8:28).

Üçüncü öneri: Tanrı’nın merhametini anımsaması için O’nun huzuruna gidin. Yargısını çekip, lütfunu göstermesi için dua edin. Bu salgın aracılığıyla birçoklarının Rab İsa Mesih hakkındaki kurtaran bilgiye ulaşması için dua edin. Komşularınıza, Tanrı’nın kutsallığından ve lütfundan bahsedebilesiniz diye fırsat doğması için dua edin. Sanal ortamdaki ibadetler için dua edin. Kiliseye gitmeyen birçok insan müjdeyi işitiyor.

Dördüncü öneri: dünyanın dört bir yanında durumu ciddi hastalar için dua edin. Tanrı’nın onların hayatlarını bağışlasın diye dua edin. Günlük yaşamın temel ihtiyaçlarından yoksun kimseler için dua edin. Dünya çapında ekonomik bir çöküntü olmaması için dua edin.

Beşinci öneri: kaygılanmayın. Tanrı sizinle ilgilenecektir (Matta 6:25-44; Filipililer 4:4-7). Egemen kurtarıcının sevecen ilgisinde istirahat edin. Yaptığı her şey için Tanrı’ya şükredin. Dua ettiğinizde, Westminster Kısa Kateşizmi 98.sorusundaki dua tanımını anımsayın: “Dua nedir? Dua, arzularımızı O'nun isteğine uygun şeylerde, Mesih'in adıyla günahlarımızı itiraf ederek ve O'nun merhametlerini şükranla kabul ederek Tanrı'ya sunmaktır.”

Altıncı öneri: bireysel tecrit ve karantina dönemi boyunca, dünyanın dört bir yanında maruz kaldıkları zulümden dolayı Rab’bin Gününde bir araya gelemeyen kardeş ve kız kardeşlerimizle empati kuralım. Kıymetini bilmediğimiz şeyler, onlara bahşedilmedi. Dualarınızda onları anımsayın.