Tam Bir Cesaretle Elçilerin İşleri Serisi

Kutsal Ruh Pavlus’u Yeruşalim’e Yönlendiriyor

Birçok Hristiyan günlük dillerinde ‘Kutsal Ruh beni yönledirdi’ ‘Kutsal Ruh’un isteğiyle yaptım’ ‘Rab bana şuraya git dedi’ gibi ifadeler kullanıyorlar. Aslında çoğu zaman kendi isteklerini yapıyorlar ama yaptıklarını daha yetkili bir şekilde savunmak için bu ifadeleri kullanıyorlar. Çoğunlukla da kendi çıkarlarına göre davranıyorlar. Örneğin böyle konuşanların hiçbirisi ‘Kutsal Ruh beni zulüm görmeye, tutuklanmaya, hapsedilmeye, ve hatta sonunda öldürülmeye yönlendirdi’ dediklerini duymazsınız.

Pavlus üç önemli misyon seyahatinden hemen sonra Yeruşalim’e gitmeye çalışıyor. Pavlus’un Yeruşalim ziyareti zincire vurulup Roma’ya gönderilmesine neden olacaktı. Elçilerin İşleri 21-28 bölümlerinin coğrafi odak noktası da Yeruşalim, Roma yolculuğu ve Romadır. Teolojik olarak baktığımızda ise, İsa Mesih gibi acı çekerek ve ölerek tam anlamıyla İsa’ya adanmış olduğunu ve Rabbinin benzeyişinde değiştirildiğini görüyoruz (Fil. 3). Bugün Kutsal Ruh’un Pavlus’u Yeruşalim’e yönledirişine odaklanmanızı istiyorum.  Seyahatte Yönlendirildi

Birincisi, Pavlus seyahatteyken yönlendirilmişti. Şehirlerin muntazam bir şekilde sıralanmış bir listesinin verildiği ayetleri görüyoruz: “Oradan şuraya, şuradan buraya seyahat ettik ve sonunda buraya geldik.” Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköy’e gittik. Ertesi gün Rodos’a, oradan da Patara’ya geçtik. Fenike’ye gidecek bir gemi bulduk, buna binip denize açıldık. Kıbrıs’ı görünce güneyinden geçerek Suriye’ye yöneldik ve Sur Kenti’nde karaya çıktık. Gemi, yükünü orada boşaltacaktı (a. 1-3). Yedi gün (bir hafta) sonra Pavlus ve yanındakiler başka bir gemiye biniyorlar (a. 6) ve Sur’dan deniz yolculuğumuza devam ederek Batlamya Kenti’ne (Ptolemais) geldik. Oradaki kardeşleri ziyaret edip bir gün yanlarında kaldık. Ertesi gün ayrılıp Sezariye’ye geldik. Yediler’den biri olan müjdeci Filipus’un evine giderek onun yanında kaldık (a. 7-8) diyor ve sonunda kara yoluyla Yeruşalim’e varıyor (a. 15).

Bu ayetler, Kutsal Ruh’un Pavlus’u tüm yolculuğu boyunca yönlendirdiğini gösteren bir tanıklıktır. Elçilerin İşleri 16’da Pavlus bir yere gitmek istiyordu ama Kutsal Ruh Pavlus’un müjdeyi o bölgede açıklamasını yasaklamıştı. Bunun yerine Pavlus’u müjdeyi açıklaması için başka bir bölgeye yönlendirmişti. Burada da aynı durumu görüyoruz. Hatta Elçilerin İşleri 27’de Pavlus bir gemi yolculuğundayken büyük bir fırtınaya yakalanmıştı. 27:15 ayetinde Luka ‘Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık’ diyor. (Ve gemi kapılmış olup, baş kısmını rüzgâra karşı getiremediğimiz için onu kendi haline bırakarak, birlikte sürüklendik). Luka burada rüzgarla birlikte sürüklendik diyor. Burada ilginç olan, 2 Petrus 1:21’de aynı fiil Kutsal Ruh’un Kutsal Yazıları yazanları nasıl yönlendirdiğini açıklamak için kullanılıyor. Petrus ve Luka aynı fiili elçilerin kalemlerini ve bir gemiyi sürükleyen rüzgarı ve Kutsal Ruh’u tanımlamak için kullanıyorlar. Kutsal Ruh Pavlus’un seyahatlerini yönlendiriyor. Günlük işlerimizde de Kutsal Ruh’un bizleri yönlendirmekte olduğunu görüyoruz. Kutsal Ruh’un bizleri günaha yönlendirdiğini söylemiyorum. Ama bizleri bu hayatta bulunduğumuz yere getirenin de Kutsal Ruh’un gizemli eli olduğunu unutmamalıyız ve durumumuz için her zaman Rabbe şükretmeliyiz.

Peygamberlikle Yönlendirildi (a. 4, 10-14, 20:22-24)

Pavlus’un peygamberlikle yönlendirilişinde Kutsal Ruh’un aktif yönlendirişini görüyoruz. 19:21’e geri dönüp tekrar okuyalım ve ‘Pavlus, bu olup bitenlerden sonra Makedonya ve Ahaya’dan geçip Yeruşalim’e gitmeye karar verdi’ diye çevrilmiş. Grekçe aslında Yeruşalim’e gitmeye ‘ruhta karar verdi’ diyor. Sonra 20:22-23’te Efesli önderlere veda konuşmasında “Şimdi de Ruh’a boyun eğerek Yeruşalim’e gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum. Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.” (Ruh’ta bağlanmış olarak – Ruh’un denetiminde). Pavlus Yeruşalim’e doğru hareket etmek için Ruh’ta karar vermişti ve Ruh’ta bağlanmıştı. Işte bizim sorunumuz da tam bu noktada başlıyor. Pavlus Sur Kenti’ne vardığında, Öğrenciler Ruh’un yönlendirmesiyle Pavlus’u Yeruşalim’e gitmemesi için uyardılar diyor (a. 4). Bazıları burada Kutsal Ruh’un kendisiyle çeliştiğini söylüyor. Bazıları da öğrencilerin peygamberlikle ilhamı karıştırdığını düşünüyorlar. Diğerleri, bu öğrencilerin sadece peygamberlik ilhamıyla hareket ettiklerini iddia ediyorlar. Sonra bu konu Sezariye’de biraz daha karmaşık bir hal almaya başlıyor. Ertesi gün ayrılıp Sezariye’ye geldik. Yediler’den biri olan müjdeci Filipus’un evine giderek onun yanında kaldık. Bu adamın peygamberlik eden, evlenmemiş dört kızı vardı (a. 8-9) diyor. Bu kızlar hangi konuda peygamberlik yapıyordu? Nasıl önbildirilerde bulunuyorlardı? Kitabımız bize bundan bahsetmiyor. Ama Hagavos’un (Agabos) nasıl bir peygamberlikte bulunduğunu biliyoruz: Bu adam bize yaklaşıp Pavlus’un kuşağını aldı, bununla kendi ellerini ayaklarını bağlayarak dedi ki, “Kutsal Ruh şöyle diyor: ‘Yahudiler, bu kuşağın sahibini Yeruşalim’de böyle bağlayıp öteki uluslara teslim edecekler.’” (a. 11).

Burada ne oluyor? Burada yapabileceğimiz, tahmin ve engel arasındaki farkı anlamaktır. Pavlus Kutsal Ruh’un kendisini Yeruşalim’e gitmeye çağırdığını işitiyor. Bu haberi mutlaka Sur’daki kardeşlerle paylaşmış olmalı, çünkü daha önce Efes’teki kardeşelere de seyahat planlarıyla ilgili benzeri paylaşımı yapmıştı. Ama öğrenciler bunun ne anlama geldiğini bildiklerinden Kutsal Ruh’un peygamberliğine dayanarak Pavlus’u engellemeye çalıştılar. Ve Hagavos (Agabos) “Kutsal Ruh şöyle diyor” (a. 11) diyerek konuya giriyor. Hagavos yanılgısız bir peygamberlikte bulunuyor, ama öğrenciler yanlış bir uygulamada bulunuyorlar. Ve eğer Pavlus öğrencilerden yana çıksaydı, Kutsal Ruh gerçekten de kendisiyle çelişmiş olacaktı ve Hagavos’un peygamberliği geçersiz olacaktı. Hatta Hagavos sahte bir peygamber olmuş olacaktı! Öğrenciler Pavlus’un gitmesini istemiyorlardı, çünkü Pavlus’un Yeruşalim’de öldürüleceğini düşünüyorlardı. Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalim’e gitmemesi için Pavlus’a yalvardık (a. 12) diyor. Ama Pavlus şöyle cevap veriyor: “Ne yapıyorsunuz, ne diye ağlayıp yüreğimi sızlatıyorsunuz? Ben Rab İsa’nın adı uğruna Yeruşalim’de yalnız bağlanmaya değil, ölmeye de hazırım.” (a. 13).

Pavlus’u ikna etmeye çalışanların vardıkları sonuca dikkat edin: Pavlus’u ikna edemeyince, “Rab’bin istediği olsun” diyerek sustuk (a. 14). Burada bir ders öğreniyoruz. Kutsal Ruh asla ve katiyen kendisiyle çelişmez ve bazen bizleri acı çekeceğimiz yerlere de yönlendirebilir. Bizleri her zaman yemyeşil çimlerin olduğu vadilere yönlendirmiyor. Bazen ölüm gölgesi vadisinden de geçmemizi sağlıyor.

Öğrencilere Yönlendirildi (a. 4, 7, 8, 16)

En sonunda, Pavlus’un çeşitli bölgelere seyahatlerinde öğrencilere yönlendirildiğini görüyoruz. Pavlus Sur Kenti’ne vardığında hemen Mesih’e ait olanları arıyor: İsa’nın oradaki öğrencilerini arayıp bulduk ve yanlarında bir hafta kaldık (a. 4). Günümüz dolunca kentten ayrılıp yolumuza devam ettik. İmanlıların hepsi, eşleri ve çocuklarıyla birlikte bizi kentin dışına kadar geçirdiler. Deniz kıyısında diz çöküp dua ettik (a. 5-6). Sur’dan deniz yolculuğumuza devam ederek Batlamya Kenti’ne (Ptolemais-Acco) geldik. Oradaki kardeşleri ziyaret edip bir gün yanlarında kaldık (a. 7). Ertesi gün ayrılıp Sezariye’ye geldik. Yediler’den biri olan müjdeci Filipus’un evine giderek onun yanında kaldık (a. 8). Yeruşalim’e geldiklerinde yine Mesih’e ait olanlarla zaman geçiriyorlar: Sezariye’deki öğrencilerden bazıları da bizimle birlikte geldiler. Bizi, evinde kalacağımız adama, eski öğrencilerden Kıbrıslı Minason’a götürdüler (a. 16).

Bugün kendilerini Kutsal Ruh’un yönlendirdiğini söyleyen kişiler genellikle kendi bencil isteklerine odaklanıyorlar. Pavlus gerçekten de Kutsal Ruh tarafından yönlendiriliyordu, ve her zaman Mesih’e iman eden kardeşlerini arayıp buluyor ve onlarla zaman geçiriyordu. Kutsal Ruh sizi yönlendirdiğinde kiliseden uzak duramazsınız ve her zaman kardeşlerinizle birlikte olmak istersiniz. Sevgili kardeşler, birbirimize ihtiyacımız var. Korona virüsüne karşı alınan önlemlerden dolayı kilisemizde bir araya gelemiyor olsak da internet üzerinden ibadetimize devam ediyoruz ve yüzyüze bir araya geleceğimiz zamanı özlemle bekliyoruz. Tanrımız, İzmir Protestan Kilisesi’ne katılan her birimizi özenle seçerek bu topluluğun bir parçası haline getirdi.

Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un Adıyla. Amin.

Başka Sormak İstediğim Bir Şey Var...

Bize Bir Mesaj Yollayın

MESAJIN KONUSU

2 + 5 =