Yüceltilmiş Kral ve Krallığının Genişlemesi | Elçilerin İşleri 1:1-11

Fikret Böcek tarafından

9 Haziran 2019 (23. hafta) | Elçilerin İşleri Vaaz Serisi, Vaazlar

Tam Bir Cesaretle Elçilerin İşleri Serisi

Yüceltilmiş Kral ve Krallığının Genişlemesi | Elçilerin İşleri 1:1-11

Rev. Fikret Böcek tarafından | Tam Bir Cesaretle: Elçilerin İşleri Serisi

Rev. Fikret Böcek tarafından | Tam Bir Cesaretle: Elçilerin İşleri Serisi

Yüceltilmiş Kral ve Krallığının Genişlemesi

Bir köprü hayal edin. Cenevre Gölü’nün güneydoğu kıyısına yakın bir yerde küçük bir adanın üzerine inşa edilmiş Chateau de Chillon adında bir şato var. Bu şatoya girebilmenin tek yolu bir köprüden geçmektir. Google Earth’ten bakarsanız göreceksiniz. Bir köprünün görevi nedir? Bir yakayı diğer yakaya bağlar. Elçilerin İşleri kitabı da bir köprü gibidir. Elçilerin İşleri kitabı, bizim için iki büyük dünyayı birbirine bağlıyor. Rabbin Eski Antlaşma’daki İsrail’deki işini, şimdi sürmekte olan Yeni Antlaşma’daki tüm dünyadaki işine bağlıyor. İsa’nın Matta, Markos, Luka, Yuhanna’da anlatılan yeryüzündeki hizmetini mektuplarda devam etmekte olan kiliselerdeki işlere bağlıyor.

Bugün Elçilerin İşleri kitabını çalışmaya başlıyoruz. Neden Elçilerin İşleri? Elçilerin İşleri kitabı, 21. yüzyılın İzmir’inde yaşayan İzmir Protestan Kilisesi’ni tarihin derinliklerindeki ilk kiliselere bağlıyor. Gerçekten de köklerine önem veren bu dünyada tarihsel, kökleri olan bir imana ve dine sahip olmak çok önemli. Neden Elçilerin İşleri? Tarih içerisinde kilisesini kuracağı vaadinde bulunmuş olan aynı İsa’nın bugün de kilisesini kurmakta olduğunu bilmemiz gerekiyor. Ve şu anda yaşamakta olduğunu ve aramızda aktif bir şekilde amaçlarını gerçekleştirmekte olduğunu bilerek cesaretlenelim!

1:1-11’de Luka İsa’nın tarihini elçilerin tarihine bağlayarak bir köprü kuruyor. Ve Kutsal Ruh’un gücüyle bizleri onlara bağlayan bir köprü var. Vaazımızın temasına dikkat edin: yüceltilmiş Kral ve krallığının genişlemesi

Kralın Hareketi (1:1–3)
Luka birinci kitabıyla ilgili Teofilos’a yazıyor, yani Luka İncili hakkında yazıyor. Ve o kitabı, ‘ilk kitabımda İsa’nın yapıp öğretmeye başladığı her şeyi’ (a. 1) ifadesiyle anlatıyor. Ve geri dönüp Luka İncili’nin sonuna baktığınızda Luka İsa’nın hikayesini nerede bitiriyor? Göğe alınma sahnesinde. Ve burada da ikinci kitabında aynı sahneden devam ederken yukarı alındığı güne dek olanları (a. 2) yazıyor. Dirilişiyle göğe alınışı arasındaki kırk günlük zaman içerisinde İsa, birçok inandırıcı kanıtlarla elçilere dirilmiş olduğunu gösterdi. Kırk gün süreyle onlara görünerek Tanrı’nın Krallığı hakkında konuştu (a. 3).

Burada kralın hareketini görmenizi istiyorum. Eğer Luka’nın birinci kitabı olan Luka İncili İsa’nın yapıp öğretmeye başladığı her şey (a. 1) ile ilgiliyse, ikinci kitabı olan Elçilerin İşleri neyle ilgili olabilir? Kilise geleneksel olarak bu kitaba “İşler, Hareketler” ya da “Elçilerin İşleri” adını vermiştir. Ama burada gerçekten de kimin “hareketleri” ya da işleri anlatılıyor? Luka gerçekten de, Elçilerin İşleri kitabının göğe alınmış Kral İsa’nın işleri olduğunu, bu işleri yapmaya ve Kutsal Ruh’un gücüyle elçileri aracılığıyla göklerden öğretmeye devam ettiğini bizlere ilan ediyor (a. 2). Luka’da İsa’nın işlerinin başlangıcını ve alçaltılırken söylediği sözlerini görüyoruz. Elçilerin İşleri’nde İsa’nın işlerinin devamını ve yüceltilişini görüyoruz. Luka İncili’nde vaftizinde, İsa iyi haberi ilan etmek için Ruh’u almıştı (Luka 3–4), Elçilerin İşlerinde ise elçiler ve kilise İsa’nın işlerini ve sözlerini ilan etmek için Ruh’u alıp Pentekost günü vaftiz oluyorlar.

Bu durum, İsa cennete gittikten sonra çalışmalarını durdurmadığı anlamına geliyor! O zaman ne kadar aktif idiyse, bugün de aramızda o kadar aktiftir! Son yıllarda kilisemize birçok kişi geldi, birçok kişi de kilisemizden ayrıldı. Bazıları başka şehirlere, bazıları başka ülkere taşındı. Bazıları da birkaç kere gelip aradığını bulamayıp başka kiliselere gittiler. Elçilerin İşleri kitabı, Rabbin aramızda aktif olduğunu bilmemizi istiyor. Sayımız ne olursa olsun, Rab her zaman bizlerle birliktedir. Kilise o günlerde 3000 kişiye çıktığında Rab nasıl aktif idiyse, 1:13’teki evin Üst Katında 120 kişiyken de aynı şekilde aktifti.

Kralın Talimatı (1:4–8)

1:4-8 ayetlerinde Luka kralın talimatlarını anlatırken dikkatimizi ilk öğrencilere çekiyor. Çocuklar, eğer bugün İsa’yla oturup konuşabilseydiniz size ne öğretmesini isterdiniz? İsa’nın dirilişinden sonra ve göğe alınışından önce havariler kırk gün İsa’yla birlikte zaman geçirmişlerdi. İsa onlara ne öğretmişti? Luka, İsa’nın onlara Tanrı’nın Krallığı hakkında öğrettiğini söylüyor (a. 3). Bu size şaşırtıcı geliyor mu? Bu ayetle ilgili yorumunda John Calvin şöyle diyor: “Şimdi bu sözle, İncil’in öğretisinin amacını özetleyerek, Tanrı’nın içimizde hüküm sürmesi gerektiğini söylemiş oluyor.” Ve Luka, Elçilerin İşlerinde büyümekte olan bu krallığı Luka İncili’ndeki Kralın ilk gelişine bağlıyor: Kendileriyle birlikteyken onlara şu buyruğu vermişti: “Yeruşalim’den ayrılmayın, Baba’nın verdiği ve benden duyduğunuz sözün gerçekleşmesini bekleyin. Şöyle ki, Yahya suyla vaftiz etti, ama sizler birkaç güne kadar Kutsal Ruh’la vaftiz edileceksiniz.” (1:4-5).

Ve bu vaat için beklerlerken, Elçiler bir araya geldiklerinde İsa’ya şunu sordular: “Ya Rab, İsrail’e krallığı şimdi mi geri vereceksin?” (a. 6). Elçiler, İsa’nın dirilişinden hemen sonra bile bu çağda, bu dünyada, hemen jeopolitik bir krallığın kuruluşu beklentisindeydiler (Bkz. Markos 10:35; Luke 22:24). Calvin’in de dediği gibi, “Bu soruda laf kalabalığı olduğu gibi bir sürü de hata mevcuttur.” Halâ daha İsa’nın onlara neler verebileceğini düşünüyorlardı. Biz onlardan çok mu farklıyız? İsa’ya ve O’nun kilisesine bağlı olmayı kendi bencil isteklerimize göre düşünmüyor muyuz?

“Ben bundan ne alabilirim? Kilise benim ihtiyaçlarımı nasıl tatmin edebilir? Birisi sevmediğim bir şey yaparsa, ya da söylerse nereye gidebilirim?” Ve Kralın onların hatalı düşüncelerini, sahte umutlarını nasıl düzelttiğine, ve onları nasıl Tanrı’nın krallığının milli değil, uluslararası bir krallığa dönüşeceği umudunu verdiğine dikkat edin: “Baba’nın kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve tarihleri bilmenize gerek yok. Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim’de, bütün Yahudiye ve Samiriye’de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.” (1:7-8).Yani, sadece Yeruşalim’de ve İsrail’in diğer kısımlarında değil, ‘bütün Yahudiye ve Samiriye’de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız’ diyor. İsa, krallığının bu çağda yeryüzünde bulunan belirli bir krallığa ya da bir devlete ya da İsrail’le ilgili eskatoloji senaryolarına da bağlı olmadığını söylüyor. Tam tersine, onun krallığı daha şimdiden yeryüzündedir, ve kilisesinde ve kilisesi aracılığıyla kendisini göstermektedir. İsa, bizlere peygamber Yeşaya’nın sözlerini hatırlatıyor. Yeşaya, Rabbin Hizmetkarı’nın İsrail milletine tanıklık edeceğini önceden bildirmişti (43:10, 44:8), ama İsa bu önbildirinin kilisenin dünyaya olan tanıklığıyla ilgili olduğunu söylüyor.

Ve Yeruşalim… Yahudiye ve Samiriye… ve dünyanın dört bucağı ifadesini iyi not edin, çünkü Luka’nın ikinci kitabının taslağı aynen bu şekilde ilerliyor. 1-7 bölümlerinde Elçiler Yeruşalim’de İsa’nın yanındalar, 8-13 bölümlerinde Yahudiye ve Samiriye’deler, ve 13-28’de dünyanın dört bucağındalar. Luka, birinci kitabında İsa’nın seyahatlerini Yeruşalim’e kadar anlatıyor. Şimdi de, ikinci kitabında İsa’nın mesajının nasıl seyahat ettiğini, Yeruşalim’den başka bölgelere nasıl yayıldığını anlatarak yazıyor. Başlangıçta, İsrail’in imanının göbeği olan Yeruşalim’de kilisenin başlayışını görmek çok güzel bir şey, ama Elçilerin İşleri kitabının sonunda Pavlus’un, Romalılara göre dünyanın merkezi olan Roma’da olduğunu görüyoruz. Kilise güçsüz bir şekilde küçücük bir odada toplanıyor, ama Luka Pavlus hakkında, Tanrı’nın Krallığını tam bir cesaretle duyuruyordu diyerek kitabını tamamlıyor! Bizler bugün varız, çünkü İsa Tanrı’nın Sözü’yle Kutsal Ruh’un gücünde, kilise olarak bizlere yaşam getirdi!

Kralın Taçlandırılması (1:9-11)

Son olarak da, Luka İncili’ni ve Elçilerin İşlerini birleştiren Luka Kralın taçlandırılmasını anlatarak, bu büyük kurtuluş olayına tanıklık etmiş oluyor. İsa bunları söyledikten sonra, onların gözleri önünde yukarı alındı. Bir bulut O’nu alıp gözlerinin önünden uzaklaştırdı (a. 9). Burada bahsedilen bulut, öylesine oradan geçen bir bulut değil. Bu bulut Tanrı’nın Yüceliği olarak bildiğimiz şekayna bulutunun ta kendisidir. Bu bulut görkem bulutudur. Bu bulutu Vahiy 1 ve 4’te de görmüştük. Luka, Rab İsa’nın şimdi tüm evrenin Kralı ve Rabbi olarak tahtında olduğunu söylüyor. Ve göğe alındıklarını nasıl gördülerse, aynı şekilde bulutla geri gelecek. “Ey Celileliler, neden göğe bakıp duruyorsunuz? Aranızdan göğe alınan İsa, göğe çıktığını nasıl gördünüzse, aynı şekilde geri gelecektir” (a. 11). Aynı şekilde görkem bulutlarıyla geri dönecek, her diz çökecek, ve her dil Baba Tanrı’nın yüceliği için İsa Mesih’in Rab olduğunu ikrar edecek.

Bugün Elçilerin İşleri kitabının bir köprü olduğunu söyleyerek başladım. Bugün okuduğumuz ayetlerin sonunda, elçilerle aramızdaki köprünün İsa Mesih olduğunu görüyoruz. Bugün İzmir Protestan Kilisesi’nin yüce Rabbi’nin İsa Mesih olduğunu, ve bir gün görkem bulutlarıyla tekrar geleceğini İzmir’e duyurmalıyız. Rabbimiz, kendi krallığını sizler aracılığıyla genişletecek!

Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un Adıyla. Amin.

Başka Sormak İstediğim Bir Şey Var...

Bize Bir Mesaj Yollayın

MESAJIN KONUSU

10 + 1 =